Gençlerle birlikte olmak ne güzel. Hani derler ya “insan hayata genç bakabilmeli” diye. Gençlerle olmalı insan. Onlardaki enerjiyi görmeli. Sonra empati yapmalı. Gencin gözüyle dünyaya bakabilmeli. Hayat omuzlarımda yük olmaya başladığı, dünyanın darlaştığı zamanlarda gençlerin arasına dalar, yenilerim kendimi. Kendime gelirim.Tavsiye ederim.
Annesi olup da elini öpmeyen, duasını almayan kişiye ne demeli.
Ana yüreği gibi derin, ana kucağı gibi sıcak, ana gönlü gibi yaz olur mu ?
Annesi olmayanlar üzülmesin. Bütün anneler annemizdir.
Biz de onların evlatlarıyız. Haydi bugün anneye bir gül.
Elinden tut, öp ve sarıl. Bütün annelerin (anaların) güzel günü kutlu olsun
Oyalanma ile üretme arasında ince bir çizgi var. İnsan oyalandıkça bocalar, bocaladıkça ümitsizlik ve verimsizlik doğar.
Oyalanma hem fasit döngüye dönüşür, hem de kabuk oluşturur. Döndükçe eksen kaybolur.
Kabuk kalınlaşır.Kabuk kırılmalı, eksene yani merkeze dönülmeli. Kendin olmadıkça üzerine biriktiremezsin üretemezsin
Kimileri tek ben’den söz eder. O da “kendim” derler.
İnsanın, eşim, benzerim yok, yani tekim demeye getirirler.
Aslında üç ben var insanda. Algılanan ben. (Dışa dönük ben) Kendisi olan ben (kişilik). Ben içinde ben (ben-lik).
İnsan içindeki ben’e doğru kökleştikçe kendisi olan ben dallanır, budaklanır. Ağaç misali olur.
Hani "işe yaramaz" kabilinden eleştirdiğimiz insanlar olur ya. Onlara ne kıymetler veren nice insanlar vardır.
İnsanı bir kelime, bir cümlede silip atmak ne kadar insanca? Yüce yaratığa (insana) bu yakıştırma yine bir yüce yaratık (insan) tarafından yapılması doğru mu?
Doğrusu insan insana insanca bakar. Kem söz etmez. Etmemeli de.
İyilik ede ede yoruldum derler.Yorulan insan değil boşalan dağarcığımız.
İyilik yaptıkça bereketlenir dolar dağarcığımız.
İyilik yap.İyilik paylaş.Yaptığın en iyi iş elinle yaptığın iyiliktir.İyilik aritmetik hızla, kötülük geometrik hızla artar.
Küçük küçük iyilikler büyük büyük engeller aşar.İyilikler güzelliklere gebedir.
Hayatta yapacağımız işleri önemli önemsiz diye ayırmayınca önemsiz işlerle oyalana oyalana hayat önemsizleşiyor. Gün gelip de geriye bakınca bunca çaba, bunca emek, bunca zaman karşılığında elle tutulur netice çok az.
İşte hayatı anlamsız kılan, gayesiz, plansız ve üretimsiz yaşamak.Buna oyalanmak denir.
Yaşamak denemez.
Önümüzde bir konu gelince önce araştırmalıyız. İlk tepkiler duygusal olur. Halbuki bize lazım olan mantık.Burada kurtarıcımız soğuk kanlılık.
Tavır almak tepki göstermek insani bir davranış. Ama konuyu araştırmadan incelemeden yani dibi başını öğrenmeden harekete geçmek insana yakışmayan davranış.
Aksi halde alınan tutum insanı hayata sevke der.
Ne kadar eşya varsa değer verdik. Kendimizden kıymetli saydık.
Adete putlaştırdık.
Şimdi eşyalar sağlam duruyor biz çürüyoruz.
Eşya insanın önüne geçerse yani, insanla aynı kefeye koyunca halimiz esaret.
Önümüz karanlık.
Sonumuz pişmanlık.
İnsanın boş zamanı olur mu ?
İnsanların geçiremedikleri zamana boş zaman diyorlar. Zamanımız yok derken yönetemedikleri zamanı anlatıyorlar.
Zaman nasıl olsa tükenmediğine göre boş zaman boşa geçen zaman oluyor yada boşa geçen zaman ömrümüzden gidiyor.
Dolu zamanla ise hayat bereketleniyor.
Hangisi yalnız ?
• Bir kedim yok
• Bir dikili ağacım yok
• Bir konuşacak kimsem yok
• Evim barkım yok
• Yerim yurdum yok
• Kimim kimsem yok
• Elinden tutacak kimsem yok
• Elimi tutacak kimse yok
• Selamlaşacak kimse yok diyen mi?